
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde, 2005-2009 yılları arasında Başbakanlık Basın Sözcüsü ve Danışmanı olan Karar yazarı Akif Beki, iktidardan isimlerin adının yer aldığı fon krize ilişkin olarak, “Başlangıçtaki mücadele dikkati, 3Y’ye (yasak, yolsuzluk, yoksullukla mücadele) verilen anlam nerede kaybedildiyse AK Parti’nin kurumsal, AK Parti’lilerin kişişel itibarını korumayı da orada aramalı. Gazetecileri, muhalefet siyasilerini mahkemeye vermekte, gözaltı ve tutuklamalarda değil” dedi.
Karar yazarı Akif Beki, AKP’nin ilk yıllarındaki “3Y ile mücadele” politikasını köşesine taşıyarak, “Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yasakları, dünyadan önce Türkiye’de mücadele edilecek bir zulümdü. Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yoksulluğu, dünyadan önce Türkiye’de ortadan kaldırılacak bir adâletsizlikti. Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yolsuzluğu, muhalefetten önce devraldığı iktidardan temizlenecek bir haksız kazanç yoluydu” ifadelerini kullandı.
“3Y, bir zamanların AK Parti’si için ifade ettiği şeyle aynı anlama geliyor mu bugün?” diye soran Beki, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in fon dolandırıcılığında saldırıya uğradıklarını ve kırmızı çizgilerinin de Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söylediği açıklamasına ithafen, “Halbuki iktidarların kırmızı çizgisi millettir, milletin hakkını yedirmemektir. 3 gün sonra bunu düzelten de yine Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Kendisi dahil kimsenin eleştirilemez olmadığını, kırmızı çizgilerininse milletin hakkını, hukukunu korumak olduğunu açıkladı” dedi.
Beki’nin basın özgürlüğü çerçevesinde AKP’nin fon krizine karşı politikasını eleştirdiği “Bir zamanlar 3Y ile mücadele” başlıklı yazısındaki ilgili bölüm şöyle:
“Beni eskilere ne mi götürdü? AK Parti Genel Sekreterliğinin dünkü duyurusu bittabii.
Basın özgürlüğü ve siyasi eleştiri hakkı diye partilerinin itibarının, saygınlığının haksız ithamlarla zedelenmesine izin vermeyeceklerini bildiriyorlardı. Hukuki süreç başlatma ve sonuna kadar takip etme kararlarını da…
Vurgun ve ortaklarına dair iddiaları kurcalayan gazetecilerle Yeni Parti’lilere verilmiş bir mesaj.
İktidar partisi lekelenmeme hakkına sahip çıkıyor. Bu hakkı yalnız kendisine tanımamak kaydıyla çıksın, çıkacak elbette.
Gazeteci ve siyasiler de iddiaların üstüne giderken sınırlara riayetle sorumlu, ölçülü davranıp genelleyici karalamalardan kaçınsın. Âmenna.
Fakat AK Parti’nin itibarını, saygınlığını korumanın en etkili yolu fon soygununun üstüne gidildiğini, üstünün kapatılmadığını göstermektir.
Cumhurbaşkanı başdanışmanından grup başkanvekiline, milletvekilinden bakan yardımcısına; bizim gibi düşünen AK Parti’liler olduğunu da biliyoruz.
Başlangıçtaki mücadele dikkati, 3Y’ye verilen anlam nerede kaybedildiyse AK Parti’nin kurumsal, AK Parti’lilerin kişişel itibarını korumayı da orada aramalı. Gazetecileri, muhalefet siyasilerini mahkemeye vermekte, gözaltı ve tutuklamalarda değil.
3Y’nin yasakları ve yoksulluğuyla sadece dünyada, yolsuzluğuyla da sadece muhalefete karşı mücadele edilmezden evvel AK Parti böyle itibar sorunları yaşıyor muydu?
Evet, daha âdil bir dünya ve daha kirlenmemiş bir siyaset mümkün.
Buna Türkiye’den ve kendimizden başlamamızı engelleyen ne?
Dış güçler mi, vesayet odakları mı, Yoksa ayrıcalıklı yeni elitlerle halkı sömüren devrin mutlu azınlığı mı?”
( ALINTI www.karar.com/yazarlar/akif-beki/bir-zamanlar-3y-ile-mucadel… )